Al, unut.
- Yusa
- 12 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
2020 yılında ortaya çıkan koronavirüs salgınıyla birlikte devletler geniş çaplı parasal genişleme politikalarına yöneldi. Oluşan para bolluğundan en fazla fayda sağlayan sektörlerin başında ise blokzincir ve kripto para endüstrisi geldi. Pandeminin henüz başlamadığı Mart 2020’de, tüm kripto para birimlerinin toplam piyasa değerini ifade eden Crypto Total Market Cap yalnızca 170 milyar dolar seviyesindeydi.
Parasal genişleme, pandeminin yarattığı psikolojik etkiler ve bireylerin volatil ve riskli piyasalara yönelmesiyle birlikte kripto piyasasında güçlü bir boğa dönemi yaşandı. Ekim 2021’de Crypto Total Market Cap 2,62 trilyon dolara kadar ulaştı. Kısacası kripto para piyasası çok kısa bir sürede yaklaşık 15 kat büyüdü.

Ancak piyasayı derinden sarsan FTX borsasının çöküşü ve ardından yaşanan LUNA krizi, büyük bir güven kaybına ve sert düşüşlere yol açtı. Bu gelişmelerle birlikte piyasa küçüldü ve uzun bir ayı dönemine girildi. 2020’deki yükseliş kadar güçlü olmasa da, benzer bir toparlanma 2023 yazının sonlarına doğru başladı. Ağustos 2023’te 1,03 trilyon dolar olan piyasa değeri, Mart 2024’te yeniden 2,62 trilyon dolar seviyesine ulaştı.
Bugün toplam piyasa değeri bu rakamın üzerinde olsa da, Mart 2024’e kıyasla daha yüksek fiyatta işlem gören kripto para sayısı yalnızca bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az.
Bu yazıda asıl üzerinde durmak istediğim konu, piyasa değeri büyürken yatırımcıların çok büyük bir kısmının neden zarar ettiği ve bu süreçte yalnızca kripto paralarda değil, yatırım uzmanları dediğimiz televizyonlara çıkan yarım zekâlılardan sıkça duyduğumuz “Al, unut.” tavsiyesinin neden bu kadar tehlikeli olduğudur. Bu tavsiyeyi dile getirenler genellikle hangi varlığın, hangi koşullarda alınıp uzun vadede tutulabileceğini ya da hangi varlıkların asla “unutulmaması” gerektiğini pek açıklamazlar.
Aslında yazının ana konusu bu tavsiyeyi verenler değil; bu yarım zekalılardan etkilenerek tüm birikimlerini kaybeden insanlardır. Arzının çok küçük bir kısmı dolaşımda olan, yani son derece enflasyonist kripto paraların “al, unut” söylemiyle kitlelere pazarlanması ve insanların buna gerçekten inanması dikkat çekicidir. Sıradan bir kripto paradan çok daha düşük bir enflasyona sahip Türk lirası tutmanın aptallık olarak sayıldığı bir ülkede, toplam arzının yalnızca %4’ü dolaşımda olan bir kripto paranın yatırım aracı olarak görülüp uzun vadeli tutulmasının arkasında nasıl bir psikoloji olduğu sorgulanmalıdır.
Bitcoin’in, yoğun manipülasyon dönemleri hariç, istikrarlı bir şekilde değer kazanmasının temelinde de bu psikoloji yatmaktadır. Kendini tüm dünyaya kanıtlamış, benzeri olmayan bir varlık olarak “dijital altın” anlatısıyla konumlandırılmıştır, ve bu algı kolay kolay da yıkılmayacaktır çünkü bu algı tam 14 senede inşa edildi. Altına benzer şekilde arzı gerçekten sınırlıdır ve bu nedenle Crypto Total Market Cap ile paralel bir büyüme eğilimini uzun vadede koruyabilmiştir.

2023 yılından itibaren ise kripto piyasasında ciddi bir coin enflasyonu yaşanmaktadır. Her gün binlerce yeni kripto para piyasaya sürülmektedir. Toplam pasta, yani Crypto Total Market Cap, aynı hızla büyümeden yeni varlıklar piyasaya çıktığında, bu durum mevcut varlıkların payını küçültmektedir. Burada birkaç köklü projeyi ayrı tutmak gerekir; ancak genel tablo şunu göstermektedir: Kripto paraların büyük bir kısmı artık alıcı bulamamaktadır.
Alıcının olmadığı piyasalarda ise yoğun manipülasyonlar, spekülasyonlar ve zaman zaman dolandırıcılığa varan hareketler kaçınılmaz hâle gelmektedir. Alternatiflerin bu kadar çoğalmasıyla birlikte insanlar, geç de olsa bu niteliksiz varlıkların alınıp uzun süre beklenebilecek yatırımlar olmadığı gerçeğini kabullenmeye başlamıştır.
Sonuç olarak, size “Al, unut.” tavsiyesini veren beyinsizlerin aslında demek istediği şey şudur: Aldığın parayı unut. Çünkü büyük ihtimalle yok olacak...


Yorumlar